Feedback

MESNEVIES OF MIHR U MUSTERÎ IN TURKISH LITERATURE AND MÎRÎ’S MIHR U MUSTERÎ <br> TÜRK EDEBİYATINDA MİHR Ü MÜŞTERÎ MESNEVİLERİ VE MÎRÎ’NİN MİHR Ü MÜŞTERÎ’Sİ

Documento informativo
TÜRK EDEBİYATINDA MİHR Ü MÜŞTERÎ MESNEVİLERİ VE MÎRÎ’NİN MİHR Ü MÜŞTERÎ’Sİ Mustafa ARSLAN ÖZET Bu yazıda Mihr ü Müşterî mesnevîlerinin kaynağı ile ilgili bilgi verilmiş ve Türk edebiyatında yazılan Mihr ü Müşterî’lerden kısaca söz edilmiştir. Araştırmanın önemli bölümünü Mîrî (Kiçi Mîr-zade Seyyid Yahya Hüseyin, öl. 1008/1599)’nin Mihr ü Müşterî’si oluşturmaktadır. Daha önce üzerinde herhangi bir çalışma yapılmamış olan mesnevînin tam metni tarafımızdan okunmuştur ve yayın aşamasından önce ilk defa bu yazıda araştırmacıların dikkatine sunulmaktadır. Mesnevî İranlı şair Assâr (Şeyh Muhammed Assâr-ı Tebrizî, öl. 784/1382)’nin aynı addaki eserinin tercümesidir. Bu mesnevînin diğer çift kahramanlı klasik aşk mesnevîlerinden ayrılan yönü her iki kahramanın da erkek olmasıdır. Eser, Türk edebiyatı ile İran edebiyatı arasındaki etkileşimin somut bir örneği olması bakımından önem taşımaktadır. Klâsik Doğu edebiyatları ile aynı konuyu işleyen Türk edebiyatındaki mesnevîlerin hangi bağlamda (telif, tercüme, nazire vb.) değerlendirilmesi gerektiği hususuna örneklik edebilir. Üzerinde durduğumuz bu mesnevi, dili açısından da önemli olup Eski Anadolu Türkçesi dönemine ait bir çok arkaik kelime içermektedir. Eser bu yönü ile dikkate değer bulunarak Kilisli Muallim Rıfat tarafından taranmış ve elde edilen dil malzemesi Türk Dil Kurumu tarafından hazırlanan Tarama Sözlüğü’nde kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Mihr ü Müşterî, mesnevi, Assâr, Mîrî, terceme, etkileşim, karşılaştırma.  Yrd. Doç. Dr., Hitit Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, musarslan19@gmail.com Turkish Studies International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 4/7 Fall 2009 114 Mustafa ARSLAN MESNEVIES OF MIHR U MUSTERÎ IN TURKISH LITERATURE AND MÎRÎ’S MIHR U MUSTERÎ ABSTRACT This article provides information about the source of Mihr ü Müşterî mesnevîs and were written in Turkish literature Mihr ü Müşterîs have been mentioned briefly. Important part of the research constitutes Mîrî (Kiçi Mîr-zade Seyyid Yahya Hüseyin, died. 1008/1599)’s Mihr ü Müşterî. That have not been done before any work on the full text mesnevî was read by us and published before the first stage in this article is presented to the attention of researchers. Mesnevî is Iranian poet Assâr (Sheikh Mohammed Assâr-i Tabrizi, died. 784/1382)’s translation of the same name. The difference of classic hero mesnevî’s other couples heros classical love mesnevî, both heroes is the man. The work, in terms of interaction’s concrete example between Turkish literature and Iran literature is importance. Working with the same subject classical Eastern literature in Turkish literature in the context in which mesnevîs (copyright, translation, etc nazire) should be evaluated in the matter may be a model. We stand on this mesnevi, language is important in terms of belonging to the Old Anatolian Turkish period, contains many archaic words. This aspect of the remarkable work with the scanned and obtained by Kilisli Muallim Rıfatand language materials is used Tarama Sözlüğü prepared by the Türk Dil Kurumu. Key Words: Mihr ü Müşterî, mesnevi, Assâr, Mîrî, translation, interaction, comparative. 1. Mihr ü Mü terî Mesnevilerinin Kaynağı Mihr ü Mü terî mesnevileri kaynağını İran edeǾiyatından alan çift kahramanlı a k mesnevileri guruǾuna dahil edeǾileǿeğimiz eserlerdir. Bu mesneviler kahramanlarının adlarını gök ǿisimlerinden alması ve her iki kahramanının da erkek olması yönü ile farklılık göstermektedir. İnsanoğlunun talihinin, ulusların ve devletlerin geleǿeklerinin yıldızların hareketleri ile Ǿağlantılı olduğuna inanılır. Bu itiǾarla kozmik ǿisimlerin ahıs adı olu u Ǿunlarla insanlar arasında doğal Ǿir ili ki veya Ǿenzerlik yaratılması dü ünǿesinden ileri Turkish Studies International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 4/7 Fall 2009 “Türk Edebiyatında Mihr ü Müşterî 115 gelmektedir. Bu evrensel dü ünǿeden hareketle Mihr (güne ) ve Mü terî (jüpiter) giǾi çok önemli iki ǿismin Ǿa ta İran edeǾiyatında sonra da Türk edeǾiyatında mesnevilere ad ve konu olarak seçildiği görülür. Leyla vü Meǿnun, Hüsrev ü irin ile Yusuf u Züleyha mesnevilerinden sonra yenilik göstermek, ilgi çekmek veya görmek isteyen Ǿazı İranlı ve Türk airler Ǿu tür farklı konulara yönelmi lerdir. Bu alanda yazılmı ilk eser, İranlı air Assâr-ı TeǾrizî ( emsüddin Muhammed Assâr-ı Terizî, öl. Śś4/13ś2) nin Mihr ü Mü terî sidir. Assâr ın Ǿu mesneviyi yazarken eski İran a k destanlarından olan ve konu Ǿakımından Mihr ü Mü terî ile Ǿenzerlik gösteren, anonim özellikleriyle yazıya geçirilmi , mensur Mihr ü Mah kıssalarından etkilendiği söylenmektedir (Bilgin 2005, 2śŞ Kut 19ś6, 332). Assâr eserini ŚŚś/13ŚŚ tarihinde yazmı ve Ŧelayir hükümdarı Sultan ehy Üveys e sunmu tur (AnǾarǿıoğlu 19ś4, 1165). Assâr, mesnevisinin seǾeǾ-i nazm-ı kitaǾ Ǿölümünde eserine A knâme adını verdiğini Ǿelirtir. Eserin adı daha sonra kahramanlarının adıyla ün kazanmı ve kaynaklara Mihr ü Mü terî olarak geçmi tir (Yılmaz 1996, 12). Mesnevi 5120 Ǿeyit olup mefâ îlün mefâ îlün fa ûlün vezniyle yazılmı tır. Assâr ın eseri kendisinden sonra gelen İranlı ve Türk airlere ilham kaynağı olmu Mihr ü Mü terî lerin yanında Mihr ü Mâh ve Hur id ü Mâh giǾi eserlerin yazılmasına da vesile olmu tur. Assâr ın Mihr ü Mü terî si Türk airleri tarafından oldukça Ǿeğenilmi tir. Eserin Türk kütüphanelerinde Ǿol miktarda yazma nüshasının Ǿulunması ve Türk airleri tarafından manzum olarak Türkçe ye terǿüme edilmesi Ǿu Ǿeğeninin Ǿir sonuǿu olsa gerekir. 2. Türk EdeǾiyatında Mihr ü Mü terî Mesnevisi Yazan airler Türk edeǾiyatında XV. yüzyıldan Ǿa lamak üzere sekiz air tarafından Mihr ü Mü terî yazıldığı tespit edilmi tir. Bu mesnevilerden u anda üç tanesi elde Ǿulunmakta diğerlerinin ise varlığından çe itli kaynaklar söz etmektedir. Burada Ǿu mesneviler hakkında kısa Ǿilgi verileǿektirŝ Hassan: II. Murad devri airlerinden olan Hassan ın 835/1431-32 yılında gerçekle tirdiği terǿüme 5403 Ǿeyitten iǾarettir ve tek nüshası elde Ǿulunmaktadır.1 (Kut 1986, 333; Bilgin 2005, 29). 1 Hassan ın eserinin tek nüshası Paris BiǾliotek Nationele, Anǿien Fonds, 313 numarada kayıtlıdır. 45 varaktan olu an Ǿu nüshanın Süleymaniye Kütüphanesi Mikrofilm Ar ivi numara 21Ś0 te Ǿir kopyası Ǿulunmaktadır. Hassan ın Mihr ü Mü terî si üzerine Ǿir lisans (Neslihan Özdoğan) ve Ǿe yüksek lisans tezi yapılmı tır (Hüseyin KaraŞ Nasrullah ÖzsoyŞ Kamil TikenŞ M. Okan BaǾaŞ Fatma Nur Yılmaz, istanǾul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü 19ś6). Turkish Studies International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 4/7 Fall 2009 116 Mustafa ARSLAN Münîrîŝ II. Bayezid devri airlerinden olan Münîrî İǾrahim ÇeleǾi (öl. 92Ś/1521) nin eseri ś91/1096 da yazılmı tır. Münîrî nin çevirisi 6011 Ǿeyit olup Assâr ın mesnevisi ile aynı vezindedir. Münîrî, çevirisinin içine serpi tirdiği gazeller ve kendine ait çe itli Ǿölümlerle eserini zenginle tirmi ve esere kendi ki iliğini yansıtmaya çalı mı tır. Eser Ǿu özellikleri nedeniyle Türk edeǾiyatında en tanınmı Mihr ü Mü teri mesnevisidir. Bu eserin elde iki nüshası Ǿulunmaktadır2 (Akmandor 1983, XCII). Mîrî: Kiçi Mir-zâde Seyyid Yahya Hüseyin (öl. 100ś/1599) çevirisi 499ś Ǿeyit olup Ǿirisi müterǿim/müellif hattı olmak üzere elde iki nüshası Ǿulunmaktadır. Bu iki nüshaya dayanarak eserin çevri yazılı metni ilk defa tarafımızdan olu turulmu ve yayına hazır hale getirilmi tir. Bu yazının asıl konusunu Ǿu eser te kil ettiği için ileride ayrıntılı Ǿilgi verileǿektir. Azmî Pir Mehmedŝ II Selim devri airlerinden olan ve Riyazî mahlasıyla iir yazan Pir Mehmed in Mihr ü Mü terî terǿümesinin olduğu anǿak Ǿu terǿüme yarım kaldığından airin oğlu Haletî tarafından tamamlandığı verilen Ǿilgiler arasındadır (Kâtip ÇeleǾi, 1942, 1914Ş AnǾarǿıoğlu 19ś4, 1153Ş Bilgin 2005, 29). Molla Ma i-zâde ŧervi Fikrî (öl. 992/15ś4)ŝ Bu airin Mihr ü Mü terî terǿümesinin olduğu söylenmektedir. Bu terǿümenin Ǿir nüshasının Millet Kütüphanesi Ali EMîrî ŚŚ4 numarada kayıtlı olduğu (Akmandor 19ś3, LXXXIXŞ AnǾarǿıoğlu 19ś4, 1153) söyleniyorsa da bu nüsha henüz ele geçmemi tir. Ümmü Veled-zâde Ali Ǿ. AǾdülaziz (öl. 9ś0/15Ś2) adlı airin Mihr ü Mü terî terǿümesinin olduğunu Kâtip ÇeleǾi haǾer vermektedir (K. ÇeleǾi, 1942, 1914). ŧiğer kaynaklarda Ǿu eserle ilgili verilen Ǿilgiler Kâtip ÇeleǾi ye dayandırılmaktadır. Lokman Ǿ. Seyyid Hüseyin (öl. 1010/1601). Bu aire ait Mihr ü Mü terî terǿümesinin olduğunu ise Osmanlı Müellifleri nde yer alan Ǿilgi sayesinde öğreniyoruz (M. Tahir, 1333, Ŧ.III, 136). Ağaǿan Ǿ. Emir Hüseyin e ait Ǿir Mihr ü Mü terî terǿümesinin varlığını Ǿazı kaynaklar haǾer vermektedir.(Bilgin 2005, 29). 2 Münîrî nin çevirisinin Ǿir nüshası British Museum ŚŚ2 numaradaŞ diğer nüshası ise Millet Kütüphanesi Ali EMîrî Manzum Eserler 11ś5 numarada kayıtlıdır. Bu iki nüsha esas alınarak eser üzerine Ayten Akmandor tarafından Ankara Üniversitesi ŧil ve Tari-Coğrafya Fakültesinde Ǿir doktora çalı ması yapılmı tır. Turkish Studies International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 4/7 Fall 2009 “Türk Edebiyatında Mihr ü Müşterî 117 3.Mîrî ve Mihr ü Mü terî Mesnevisi Mîrî nin eseri ile ilgili Ǿilgi vermeden önǿe kısa Ǿiyografisini vermek yerinde olaǿaktır. XVI. yüzyıl airlerinden olan ve Mîrî mahlasıyla iir yazan airin adı kaynaklarda Kiçi Mir-zâde Seyyid Yahya Hüseyin olarak geçmektedir. Kiçi Mir-zâde olarak tanınan airin adı zamanla yanlı olarak Ke Mîrî-zade eklinde anılmaya Ǿa lanmı tır. Mîrî nin İran dan gelerek Anadolu ya yerle en ve Seyyid olduğu Ǿelirtilen Ǿir zatın oğlu olduğu ve Bursa da doğduğu söylenmektedir. Mîrî eğitimini tamamladıktan sonra Edirne de Sahn müderrisi olarak göreve Ǿa lamı tır. 995/15ś6 yılında Mirza Mahdumun vefatı üzerine NakîǾü l-E râf olmu tur. 1002/1593 te Galata kadılığı ve 1003/1594 te Üsküdar kadılığı yapmı tır. Mîrî 100ś/1599 ReǾiü l-âhirinde vefat etmi tir. Mezarı Tophane de Ŧafer Efendi Tekkesin de Arap Ahmet türǾesi yanındadır. İlim ve fazilet sahiǾi Ǿir ki iliği olan airin Ǿiniǿilikte ve avǿılıkta da mahareti olduğu söylenmektedir. Yine air hakkında Ǿilgi veren kaynakların hepsi onun Assâr ın Mihr ü Mü terî sini nazmen terǿüme ettiğini Ǿelirtmektedirler (A.Rıfat, 12ś3, 15Ş . Sâmî, 1306, Ŧ.IV, 4512Ş M. Süreyyâ, 1315, Ŧ.IV, 634) Mîrî nin Mihr ü Mü terî Mesnevisi nin yaptığımız ara tırmalar sonuǿunda iki yazma nüshası tespit edilmi tir. Bu yazmaların tavsifi u ekildedirŝ Terceme-i Mihr ü Mü terîŝ İstanǾul Üniversite Kütüphanesi, Halis Efendi no: 3520.3 Eserin zahriyesinde bulunan Terǿeme-i Mihr ü Mü terî elfâzılü l-edîǾ ve l-hasîǾü n-nesîǾ Mevlânâ Yahyâ el-Hüseyn en-NakîǾ bi-hattihî rahmetu l-llâhi aleyh eklindeki kayıttan ve eserin sonunda bulan KeteǾehû müterǿimü l-fakîr Yahyâ el-Hüseynî en-NakîǾ gufire anhu (172b) Ǿiçiminde yer alan keteǾe kaydından Ǿu nüshanın müterǿim/müellif hattı olduğu anla ılmaktadır. Ayrıǿa eserin içinde yer alan Ǿazı mısra veya Ǿeyitlerin üstü çizilerek kenara yeniden yazılması, takdim tehirler, anla ılmayan Ǿazı kelimelerin anlamlarının kenarda verilmesi giǾi tasarruflar da eldeki Ǿu nüshanın airin kaleminden çıkığını göstermektedir. Terǿüme tarihi Ǿelli olmayan Ǿu nüshanın Ǿa ı ve sonu öyledirŝ Ba ŝ Ĥamd o sul ān-ı ālem-i a ķa K ismi yazıldı ħātem-i a ķa (1Ǿ) 3 Mîrî nin Mihr ü Mü terî si hakkında Ǿilgi verilirken ve metinden alıntılar yapılırken müellif/müterǿim hattı olan Ǿu nüsha esas alınmı tır. Turkish Studies International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 4/7 Fall 2009 118 Mustafa ARSLAN Son: Eyle Ķur ān u enǾiyā ile ħatm Dest-i afvuñla nāmeme ur ħatm (172b) 1Ś2 varaktan olu an Ǿu nüsha güzel talik yazı, siyah mürekkep (Ǿa lıklar kırmızı), çift sütun, 15 satır, yazı alanı yaldız ǿetvelli olarak tertip edilmi tir. irazeli, miklepli, yaldız emse ve zenǿirekli, Ǿordo me in Ǿir ǿilt içerisindedir. Terceme-i Mihr ü Mü terîŝ Medine eyhü l-İslâm Arif Hikmet Kütüphanesi, Fennü l-EdeǾi t-Türkî noŝ 3501. Müstensihini ve istinsah tarihini tespit edemediğimiz Ǿu nüshanın müterǿim nüshasından kopya edildiği sanılmaktadır. Müterǿim nüshası ile yapılan kar ıla tırmalarda Ǿazı kelimelerin imlasında görülen farklılıklar Ǿu nüshanın XVII. veya XVIII. Yüzyılda istinsah edildiğine i aret etmektedir. Ba ı, sonu ve varak sayısı müterǿim nüshası ile aynı olan Ǿu nüsha nesih yazı, siyah mürekkep (Ǿa lıklar kırmızı), 15 satır, çift sütun, yazı alanı kenarları ǿetvelli olarak tertip edilmi tir. Bu nüshayı fotokopi yoluyla elde ettiğimiz için ǿilt özellikleri Ǿurada verilememi tir. Mesnevi nin adıŝ Elimizde Ǿulunan her iki nüshada da Terǿeme-i Mihr ü Mü terî olarak geçmektedir. air, eserinin seǾeǾ-i nazm-ı kitâǾ Ǿölümünde Ǿunu u ekilde dile getirmi tirŝ ĀķıǾet eyledüm hemān iķdām İtmege terǿeme o nažmı tamām (śǾ) Elimizdeki müterǿim/müellif hattıyla yazılmı nüshanın zahriyesinde eserin adı u ekilde kayıtlıdırŝ Terǿeme-i Mihr ü Mü terî . Yine aynı nüshanın zahriyesinde Ǿulunan Ǿir temellük kaydında eserden terceme-i mergûǾe olarak söz edilmektedir. Eserin keteǾe kaydında ise air kendisini müterǿimü l-fakîr olarak nitelendirmektedir. Mesnevi nin Yazılı /Terǿüme Tarihi: Önǿelikle mesnevinin her iki nüshasında da yazılı tarihi ile ilgili Ǿir kayda rastlanmadığını Ǿelirtmek gerekir. Mesnevinin içindeki iirlere Ǿaktığımızda Sultan Murad adına yazılmı Medh-i Hazret-i Sultân Murâd Hân Tâle Bekâhu Ǿa lıklı 24 Ǿeyitten olu an Ǿir Ǿölüm Ǿulunmaktadır (6a-6b). Bu Ǿölüm içerisinde Ǿir Ǿeyitte sultanın adı Sutan Selim Han ın oğlu Sultan Murad Han olarak geçmektedirŝ Ya ni Sul ān Murād Ħan-ı zamān İǾn-i Sul ān Selįm Ħan-ı ālį- ān (6a) Turkish Studies International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 4/7 Fall 2009 “Türk Edebiyatında Mihr ü Müşterî 119 Bu Ǿilgiler Mîrî nin eserini dönemin Padi ahı olan ve aynı zamanda Muradî mahlasıyla iirler yazarak divan tertip eden III. Murad a sunduğunu göstermektedir. Bundan hareketle mesnevinin yazılı /terǿüme tarihinin Sultan III. Murad ın saltanat dönemi olan 982/1574-1004/1595 tarihleri arasında olduğunu söylemek mümkündür. Mesnevi nin Vezni: Mîrî nin mesnevide kullandığı vezin fe ilâtün mefâ ilün fe ilün dür. Assâr ın yazdığı Mihr ü Mü terî nin vezni ise mefâ îlün mefâ îlün fe ûlün dür. air terǿümesinde Assâr ın kullandığı vezni kullanmamı tır. Bazı kaynaklar (Kut 19ś6, s.334.) Mîrî nin terǿümesinin de Assâr ın eseri ile aynı vezinde olduğunu ifade etmektedirler. Bu hatalı Ǿilginin Mîrî nin eserinin görülmemesinden ya da elde Ǿulunan Hassan ve Münîrî ye ait diğer terǿümelerin Assâr ile aynı vezni kullanmalarından kaynaklandığı dü ünülmektedir. Bu farklı kullanım aynı zamanda Ǿu tür terǿümelerde terǿüme edilen eserle terǿümesinin aynı vezinde olması giǾi Ǿir zorunluluğun olmadığını da göstermektedir. Mesnevi nin Bölümleri ve Beyit Sayısı: Mesnevide 96 Ǿölüm Ǿulunmaktadır. Bu Ǿölüm Ǿa lıkları Türkçe dir. Eserde Assâr ın mesnevisi ile farklılık gösteren Ǿölümler Ǿulunmaktadır. Beyit sayısı 499ś dir. Assâr ın eseri ise 5120 Ǿeyitten olu maktadır. Mesnevi İçerisinde Farklı Nazım ekilleriŝ Mesnevinin içerisinde farklı nazım ekli olarak sadeǿe Ǿir kıtaya rastlanmaktadır. Bu kıta âǾûr Saltanatın Mihr e Vidügidür Ǿa lıklı Ǿölümün sonunda yer almakta ve 5 Ǿeyitten olu maktadır. Bu kıta Assâr ın mesnevisinde Ǿulunmayıp airin kendisine aittir. Vezni mesnevinin vezni ile aynıdır anǿak konusu insanların vefasızlığı ve nankörlüğü üzerinedir. Bu kıtanın ilk ve son Ǿeyitleri öyledirŝ Kıta (163a) Mįrį mihr umma hįç merdümden Ki Ǿitürmez güli zemįn-i ūr E ksā çe müñ itseñ aña maĥal Aķıdur Ǿulsa ķanuñ ol nān-ķūr Mesnevi nin Yazılı SeǾeǾiŝ Bu durum mesnevinin SeǾeǾ-i nazm-ı kitâǾ Ǿölümünde uzun uzun anlatılmaktadır. air, önǿe ilim yolunda ilerlediğini ve halkı aydınlattığını söyler. ŧaha sonra talihinin yaver gitmediğini dile getirerek kıymetinin Ǿilinmediğinden ikayet eder: Eylemekle ǿihānda kesǾ-i ulūm Oldı meǿhūller Ǿañā ma lūm (6Ǿ) Turkish Studies International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 4/7 Fall 2009 120 Mustafa ARSLAN āli üm lįk olmadı Ǿaña yār Görmedüm kimseden vefā ey yār (Śa) Ķa idüp niǿe pāyeler erźāl Çigneyüp itdiler Ǿeni pā-māl (Śa) Kendisine kimsenin koruyuculuk yapmadığına ve kimsenin yardımǿı olamadığına i aret eden air, Ǿir arkada ının ondaki airlik yeteneğini fark ederek kendisinin Ǿir eser yazmasını ve Ǿunu sultana sunmasını tavsiye ettiğini dile getirir. Bu sayede hem itiǾar kazanaǿak hem de Ǿu airlik yeteneğinden çevresini mahrum Ǿırakmayaǿaktırŝ Bulmadum hįç Ǿir kerįm ü efįķ Ola tā kim Ǿaña refįķ-i arįķ (7a) Ġam dehriyle ķaldum āvāre Oldum aķrān içinde Ǿį-çāre (7a) Sen ki ǿārį zeǾāñlaruñ yārā Ser-ke isin ǿihānda Ǿį-pervā (7a) Siĥr-i aǾ uñla eyle Mūsįvār Yed-i Ǿeyżāyı āleme ižhār (7b) Ol u ā -ı dilüñle Ǿezm efrūz eǾ-i u āķa eyle ħil at rūz (7b) Aç evķ ile Ǿār-ı ķudretüñi āha vir tuĥfe-i fażįletüñi (8a) Arkada ının ısrarına dayanamayan Mîrî, gönül hüzün perdesini aralamak, gönül mumuyla â ıklar aydınlatmak, söz mülkünden Ǿir yer kapmak, airlik sergilemek ve sultana Ǿir hediye vermek için nesneviyi karar vermi tirŝ Kāruñ ola senüñ dem-i ta įl Eyle sul āna tuĥfe-i teǾǿįl (7b) tahtından meǿlisini kudretini yazmaya ŧidüm aña ki oldı Ǿu lāzım Ki olam nažm silkine āzim (śa) airin, a ıkane Ǿir konuyu anlatmak için neden Farsça Ǿir mesneviyi kaynak olarak aldığı ve özellikle Assâr ın eserini seçtiği öyle izah edileǾilirŝ Bazı kaynaklarda airden ŧiyâr-ı Aǿem den memleket-i Rûm a gelmi sâdât-ı kirâm dan Ǿir zâtın oğlu ( . Sâmî 1306, VI/4512) olarak söz edilmektedir. Bu durum airin İran edeǾiyatına aileden gelen Ǿir a inalığının olduğunu göstermektedir. Turkish Studies International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 4/7 Fall 2009 “Türk Edebiyatında Mihr ü Müşterî 121 Zaten air Ǿu Ǿölümde Farsça eserlere olan dü künlüğünü ve Assâr a olan hayranlığını equilibrium value of MeCpG steps (,+14 deg.) [31,44]. In comparison, methylation has a significantly lower stability cost when happening at major groove positions, such as 211 and 21 base pair from dyad (mutations 9 and 12), where the roll of the nucleosome bound conformation (+10 deg.) is more compatible with the equilibrium geometry of MeCpG steps. The nucleosome destabilizing effect of cytosine methylation increases with the number of methylated cytosines, following the same position dependence as the single methylations. The multiple-methylation case reveals that each major groove meth- PLOS Computational Biology | www.ploscompbiol.org 3 November 2013 | Volume 9 | Issue 11 | e1003354 DNA Methylation and Nucleosome Positioning ylation destabilizes the nucleosome by around 1 kJ/mol (close to the average estimate of 2 kJ/mol obtained for from individual methylation studies), while each minor groove methylation destabilizes it by up to 5 kJ/mol (average free energy as single mutation is around 6 kJ/mol). This energetic position-dependence is the reverse of what was observed in a recent FRET/SAXS study [30]. The differences can be attributed to the use of different ionic conditions and different sequences: a modified Widom-601 sequence of 157 bp, which already contains multiple CpG steps in mixed orientations, and which could assume different positioning due to the introduction of new CpG steps and by effect of the methylation. The analysis of our trajectories reveals a larger root mean square deviation (RMSD) and fluctuation (RMSF; see Figures S2– S3 in Text S1) for the methylated nucleosomes, but failed to detect any systematic change in DNA geometry or in intermolecular DNA-histone energy related to methylation (Fig. S1B, S1C, S4–S6 in Text S1). The hydrophobic effect should favor orientation of the methyl group out from the solvent but this effect alone is not likely to justify the positional dependent stability changes in Figure 2, as the differential solvation of the methyl groups in the bound and unbound states is only in the order of a fraction of a water molecule (Figure S5 in Text S1). We find however, a reasonable correlation between methylation-induced changes in hydrogen bond and stacking interactions of the bases and the change in nucleosome stability (see Figure S6 in Text S1). This finding suggests that methylation-induced nucleosome destabilization is related to the poorer ability of methylated DNA to fit into the required conformation for DNA in a nucleosome. Changes in the elastic deformation energy between methylated and un-methylated DNA correlate with nucleosomal differential binding free energies To further analyze the idea that methylation-induced nucleosome destabilization is connected to a worse fit of methylated DNA into the required nucleosome-bound conformation, we computed the elastic energy of the nucleosomal DNA using a harmonic deformation method [36,37,44]. This method provides a rough estimate of the energy required to deform a DNA fiber to adopt the super helical conformation in the nucleosome (full details in Suppl. Information Text S1). As shown in Figure 2, there is an evident correlation between the increase that methylation produces in the elastic deformation energy (DDE def.) and the free energy variation (DDG bind.) computed from MD/TI calculations. Clearly, methylation increases the stiffness of the CpG step [31], raising the energy cost required to wrap DNA around the histone octamers. This extra energy cost will be smaller in regions of high positive roll (naked DNA MeCpG steps have a higher roll than CpG steps [31]) than in regions of high negative roll. Thus, simple elastic considerations explain why methylation is better tolerated when the DNA faces the histones through the major groove (where positive roll is required) that when it faces histones through the minor groove (where negative roll is required). Nucleosome methylation can give rise to nucleosome repositioning We have established that methylation affects the wrapping of DNA in nucleosomes, but how does this translate into chromatin structure? As noted above, accumulation of minor groove methylations strongly destabilizes the nucleosome, and could trigger nucleosome unfolding, or notable changes in positioning or phasing of DNA around the histone core. While accumulation of methylations might be well tolerated if placed in favorable positions, accumulation in unfavorable positions would destabilize the nucleosome, which might trigger changes in chromatin structure. Chromatin could in fact react in two different ways in response to significant levels of methylation in unfavorable positions: i) the DNA could either detach from the histone core, leading to nucleosome eviction or nucleosome repositioning, or ii) the DNA could rotate around the histone core, changing its phase to place MeCpG steps in favorable positions. Both effects are anticipated to alter DNA accessibility and impact gene expression regulation. The sub-microsecond time scale of our MD trajectories of methylated DNAs bound to nucleosomes is not large enough to capture these effects, but clear trends are visible in cases of multiple mutations occurring in unfavorable positions, where unmethylated and methylated DNA sequences are out of phase by around 28 degrees (Figure S7 in Text S1). Due to this repositioning, large or small, DNA could move and the nucleosome structure could assume a more compact and distorted conformation, as detected by Lee and Lee [29], or a slightly open conformation as found in Jimenez-Useche et al. [30]. Using the harmonic deformation method, we additionally predicted the change in stability induced by cytosine methylation for millions of different nucleosomal DNA sequences. Consistently with our calculations, we used two extreme scenarios to prepare our DNA sequences (see Fig. 3): i) all positions where the minor grooves contact the histone core are occupied by CpG steps, and ii) all positions where the major grooves contact the histone core are occupied by CpG steps. We then computed the elastic energy required to wrap the DNA around the histone proteins in unmethylated and methylated states, and, as expected, observed that methylation disfavors DNA wrapping (Figure 3A). We have rescaled the elastic energy differences with a factor of 0.23 to match the DDG prediction in figure 2B. In agreement with the rest of our results, our analysis confirms that the effect of methylation is position-dependent. In fact, the overall difference between the two extreme methylation scenarios (all-in-minor vs all-in-major) is larger than 60 kJ/mol, the average difference being around 15 kJ/ mol. We have also computed the elastic energy differences for a million sequences with CpG/MeCpG steps positioned at all possible intermediate locations with respect to the position (figure 3B). The large differences between the extreme cases can induce rotations of DNA around the histone core, shifting its phase to allow the placement of the methylated CpG steps facing the histones through the major groove. It is illustrative to compare the magnitude of CpG methylation penalty with sequence dependent differences. Since there are roughly 1.5e88 possible 147 base pairs long sequence combinations (i.e., (4n+4(n/2))/2, n = 147), it is unfeasible to calculate all the possible sequence effects. However, using our elastic model we can provide a range of values based on a reasonably large number of samples. If we consider all possible nucleosomal sequences in the yeast genome (around 12 Mbp), the energy difference between the best and the worst sequence that could form a nucleosome is 0.7 kj/mol per base (a minimum of 1 kJ/mol and maximum of around 1.7 kJ/mol per base, the first best and the last worst sequences are displayed in Table S3 in Text S1). We repeated the same calculation for one million random sequences and we obtained equivalent results. Placing one CpG step every helical turn gives an average energetic difference between minor groove and major groove methylation of 15 kJ/ mol, which translates into ,0.5 kJ/mol per methyl group, 2 kJ/ mol per base for the largest effects. Considering that not all nucleosome base pair steps are likely to be CpG steps, we can conclude that the balance between the destabilization due to CpG methylation and sequence repositioning will depend on the PLOS Computational Biology | www.ploscompbiol.org 4 November 2013 | Volume 9 | Issue 11 | e1003354 DNA Methylation and Nucleosome Positioning Figure 3. Methylated and non-methylated DNA elastic deformation energies. (A) Distribution of deformation energies for 147 bplong random DNA sequences with CpG steps positioned every 10 base steps (one helical turn) in minor (red and dark red) and major (light and dark blue) grooves respectively. The energy values were rescaled by the slope of a best-fit straight line of figure 2, which is 0.23, to por la lectura a través de la lectura de la prensa. La educación en los medios las fuerzas dispersas en función de los soportes mediáticos y orientarse más hacia la educación en medios que al dominio adquiere pleno derecho y entidad en la sección sexta titulada «competencias sociales y cívi- técnico de los aparatos. cas» que indica que «los alum- nos deberán ser capaces de juz- gar y tendrán espíritu crítico, lo que supone ser educados en los las programaciones oficiales, ya que, a lo largo de un medios y tener conciencia de su lugar y de su influencia estudio de los textos, los documentalistas del CLEMI en la sociedad». han podido señalar más de una centena de referencias a la educación de los medios en el seno de disciplinas 4. Un entorno positivo como el francés, la historia, la geografía, las lenguas, Si nos atenemos a las cifras, el panorama de la las artes plásticas : trabajos sobre las portadas de educación en medios es muy positivo. Una gran ope- prensa, reflexiones sobre temas mediáticos, análisis de ración de visibilidad como la «Semana de la prensa y publicidad, análisis de imágenes desde todos los ángu- de los medios en la escuela», coordinada por el CLE- los, reflexión sobre las noticias en los países europeos, MI, confirma año tras año, después de 17 convocato- información y opinión rias, el atractivo que ejerce sobre los profesores y los Esta presencia se constata desde la escuela mater- alumnos. Concebida como una gran operación de nal (2 a 6 años) donde, por ejemplo, se le pregunta a complementariedad entre la escuela y los profesiona- los niños más pequeños si saben diferenciar entre un les de los medios, alrededor del aprendizaje ciudada- periódico, un libro, un catálogo, a través de activida- no de la comunicación mediática, este evento moviliza des sensoriales, si saben para qué sirve un cartel, un durante toda una semana un porcentaje elevado de periódico, un cuaderno, un ordenador si son capa- centros escolares que representan un potencial de 4,3 ces de reconocer y distinguir imágenes de origen y de millones de alumnos (cifras de 2006). Basada en el naturaleza distintas. Podríamos continuar con más voluntariado, la semana permite desarrollar activida- ejemplos en todos los niveles de enseñanza y práctica- des más o menos ambiciosas centradas en la introduc- Páginas 43-48 ción de los medios en la vida de la escuela a través de la instalación de kioscos, organización de debates con profesionales y la confección por parte de los alumnos de documentos difundidos en los medios profesionales. Es la ocasión de dar un empujón a la educación en medios y de disfrutarlos. Los medios –un millar en 2006– se asocian de maneras diversas ofreciendo ejemplares de periódicos, acceso a noticias o a imágenes, proponiendo encuentros, permitiendo intervenir a los jóvenes en sus ondas o en sus columnas Esta operación da luz al trabajo de la educación en medios y moviliza a los diferentes participantes en el proyecto. 5. La formación de los docentes La formación es uno de los pilares principales de la educación en los medios. Su función es indispensable ya que no se trata de una disciplina, sino de una enseñanza que se hace sobre la base del voluntariado y del compromiso personal. Se trata de convencer, de mostrar, de interactuar. En primer lugar es necesario incluirla en la formación continua de los docentes, cuyo volumen se ha incrementado desde 1981 con la aparición de una verdadera política de formación continua de personal. Es difícil dar una imagen completa del volumen y del público, pero si nos atenemos a las cifras del CLEMI, hay más de 24.000 profesores que han asistido y se han involucrado durante 2004-05. 5.1. La formación continua En la mayoría de los casos, los profesores reciben su formación en contextos cercanos a su centro de trabajo, o incluso en este mismo. Después de una política centrada en la oferta que hacían los formadores, se valora más positivamente la demanda por parte del profesorado, ya que sólo así será verdaderamente fructífera. Los cursos de formación se repartieron en varias categorías: desde los formatos más tradicionales (cursos, debates, animaciones), hasta actividades de asesoramiento y de acompañamiento, y por supuesto los coloquios que permiten un trabajo en profundidad ya que van acompañados de expertos investigadores y profesionales. Citemos, por ejemplo en 2005, los coloquios del CLEMI-Toulouse sobre el cine documental o el del CLEMI-Dijon sobre «Políticos y medios: ¿connivencia?». Estos coloquios, que forman parte de un trabajo pedagógico regular, reagrupan a los diferentes participantes regionales y nacionales alrededor de grandes temas de la educación en medios y permiten generar nuevos conocimientos de aproximación y una profundización. Páginas 43-48 Hay otro tipo de formación original que se viene desarrollando desde hace menos tiempo, a través de cursos profesionales, como por ejemplo, en el Festival Internacional de Foto-periodismo «Visa para la imagen», en Perpignan. La formación se consolida en el curso, da acceso a las exposiciones, a las conferencias de profesionales y a los grandes debates, pero añade además propuestas pedagógicas y reflexiones didácticas destinadas a los docentes. Estas nuevas modalidades de formación son también consecuencia del agotamiento de la formación tradicional en las regiones. Los contenidos más frecuentes en formación continua conciernen tanto a los temas más clásicos como a los cambios que se están llevando a cabo en las prácticas mediáticas. Así encontramos distintas tendencias para 2004-05: La imagen desde el ángulo de la producción de imágenes animadas, el análisis de la imagen de la información o las imágenes del J.T. La prensa escrita y el periódico escolar. Internet y la información en línea. Medios y educación de los medios. 5.2 La formación inicial La formación inicial está aun en un grado muy ini- cial. El hecho de que la educación en medios no sea una disciplina impide su presencia en los IUFM (Institutos Universitarios de Formación de Maestros) que dan una prioridad absoluta a la didáctica de las disciplinas. En 2003, alrededor de 1.400 cursillistas sobre un total de 30.000 participaron en un momento u otro de un módulo de educación en medios. Estos módulos se ofrecen en función del interés que ese formador encuentra puntualmente y forman parte a menudo de varias disciplinas: documentación, letras, historia-geografía Estamos aún lejos de una política concertada en este dominio. La optativa «Cine-audiovisual» ha entrado desde hace muy poco tiempo en algunos IUFM destinada a obtener un certificado de enseñanza de la opción audiovisual y cine. Internet tiene cabida también en los cursos de formación inicial, recientemente con la aparición de un certificado informático y de Internet para los docentes, dirigido más a constatar competencias personales que a valorar una aptitud para enseñarlos. 6. ¿Y el futuro? El problema del futuro se plantea una vez más por la irrupción de nuevas técnicas y nuevos soportes. La difusión acelerada de lo digital replantea hoy muchas cuestiones relativas a prácticas mediáticas. Muchos Comunicar, 28, 2007 47 Comunicar, 28, 2007 Enrique Martínez-Salanova '2007 para Comunicar 48 trabajos que llevan el rótulo de la educación en medios solicitan una revisión ya que los conceptos cambian. La metodología elaborada en el marco de la educación en medios parece incluso permitir la inclinación de la sociedad de la información hacia una sociedad del conocimiento, como defiende la UNESCO. En Francia, se necesitaría unir las fuerzas dispersas en función de los soportes mediáticos y orientarse más hacia la educación en medios que al dominio técnico de los aparatos. Los avances recientes en el reconocimiento de estos contenidos y las competencias que supondrían podrían permitirlo. Referencias CLEMI/ACADEMIE DE BORDEAUX (Ed.) (2003): Parcours médias au collège: approches disciplinaires et transdisciplinaires. Aquitaine, Sceren-CRDP. GONNET, J. (2001): Education aux médias. Les controverses fécondes. Paris, Hachette Education/CNDP. SAVINO, J.; MARMIESSE, C. et BENSA, F. (2005): L’éducation aux médias de la maternelle au lycée. Direction de l’Enseignement Scolaire. Paris, Ministère de l’Education Nationale, Sceren/CNDP, Témoigner. BEVORT, E. et FREMONT, P. (2001): Médias, violence et education. Paris, CNDP, Actes et rapports pour l’éducation. – www.clemi.org: fiches pédagogiques, rapports et liens avec les pages régionales/académiques. – www.ac-nancy-metz.fr/cinemav/quai.html: Le site «Quai des images» est dédié à l’enseignement du cinéma et de l’audiovisuel. – www.france5.fr/education: la rubrique «Côté profs» a une entrée «education aux médias». – www.educaunet.org: Programme européen d’éducation aux risques liés à Internet. dResedfeleexliobnuetsacón Páginas 43-48
MESNEVIES OF MIHR U MUSTERÎ IN TURKISH LITERATURE AND MÎRÎ’S MIHR U MUSTERÎ <br> TÜRK EDEBİYATINDA MİHR Ü MÜŞTERÎ MESNEVİLERİ VE MÎRÎ’NİN MİHR Ü MÜŞTERÎ’Sİ
RECENT ACTIVITIES
Autor
Documento similar
Tags

Mihr Ü Müşterî

Mesnevi

Assâr

Mîrî

Translation Interaction Comparative Br Mihr Ü Müşterî

Terceme

Etkileşim

Karşılaştırma

MESNEVIES OF MIHR U MUSTERÎ IN TURKISH LITERATURE AND MÎRÎ’S MIHR U MUSTERÎ <br> TÜRK EDEBİYATINDA MİHR Ü MÜŞTERÎ MESNEVİLERİ VE MÎRÎ’NİN MİHR Ü MÜŞTERÎ’Sİ

Livre